Yakın Deniz Komşumuz Afrika

Ülkeler arasında karşılıklı ve dengeli menfaat ilişkilerinin kurulmasını, ticari teamüllere, mesleki ahlak ilkelerinin ve ülkelerle kuruluşlar arasında dostlukların güçlenmesini önde tutan İDV bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hizmetlerini sürdürürken ATİAB ile işbirliğine ayrı bir önem vermeye devam edecektir.

Türkiye, 1940’lı yıllarda tek parti döneminin içine kapanık devletçi ekonomi yönetiminden 1950’li yıllarda özel sektörün de katkılarıyla karma ekonomik modele geçmiş ancak 1980’li yıllarda Serbest Pazar ekonomik Modeli ile küreselleşme sürecinde hızla dışarıya açılmaya başlamıştır. Kriz dönemlerinde yüksek faiz-döviz-borsa üçgeninden 2000’li yıllarda özel sektör öncülüğünde yatırım-üretim-ihracat seferberliği sonucu sürdürülebilir bir kalkınma seviyesine erişmiş bulunuyor. 1980’li yıllarda 3 milyar dolar seviyesinde seyreden ve petrol ithalatını bile karşılayamayan ihracatımız, büyük sanayi kuruluşlarımızın yanında hem onlara yan sanayi olarak destek veren hem de yeni ürünleri ile katkıda bulunan Küçük ve Orta Büyüklükteki (KOBİ) kuruluşlarının da katılımları ile ihracatımız bu gün 140 Milyar $ se-viyesini aşmış bulunuyor.  Aynı dönemde özellikle Afrika Kıtası ile karşılıklı ticaret hacmimiz birkaç milyon  dolarlardan 25 milyar dolar seviyesine ulaşmış durumda.

  Türkiye’nin dışa açıldığı yıllarda Başkanlığını yaptığım “TOBB -Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği” şemsiyesi altında, Kurucu Başkanlığını yaptığım “DEİK Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu” aracılığı ile ilişkimiz olan ülkelerle karşılıklı iş konseyleri kurmaya başladığımızda ne yazık ki Afrika ile ilişkilere ilgi gösterilmemişti. Bunun üzerine ilk defa Mağrip ülkeleri öncelikli olarak Türkiye-Tunus-Fas-Cezayir Moritanya İş Konseyini kurarak Başkanlığını üstlendim. Yoğun temaslar sonucu, ne yazık ki ulaşım ( uçak ve gemi) , haberleşme, bankacılık v.b. temel konularda ilişki kurulamamıştı. Çok zorluklar çekildi. Hatta ilişkileri teşvik eden zamanın Başbakanı Mer-hum Turgut Özal’a “Doğrudan ulaşım imkânı, banka ilişkileri yok,  numune bile gönderilemiyor. Hamburg ve Bremen’e giden gemilere verilen mallar 3 – 4 ayda ulaşabiliyor,” demem üzerine, “Aman Başkan sabredin, yılmayın hükümet olarak her türlü desteği vereceğiz. Oralar bizim dost ve kardeş deniz komşumuz ülkelerdir. Gerekirse yüzerek gidin! İleride oralar uyanan dev pazarlar olacaktır. Şimdiden yerlerinizi alın,”  dediğini hiç unutmadım.

  Biz de Kuzey Afrika’dan yola çıkarak yılmadan ticaret hareketini başlatmış olduk. Bugün ne kadar haklı olunduğu daha iyi anlaşılıyor. Geçen dönem içinde “TOBB Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği”, “DEİK Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu”, “TİM Türkiye İhracatçılar Meclisi”, “TUSKON Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu”, “ MÜSİAD Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği” gibi kuruluşların hükümetlerimizin de destekleriyle düzenlediği toplantılar, toplu ziyaretler, fuar vb. hizmetleri sonucu sanayi yatırımları, yeraltı zenginliklerinin işletilmesi, karşılıklı ticaret, inşaat, eğitim, sağlık, turizm v.b. konularda çok başarılı bir sürece ulaşılmıştır.

  Özellikle Chat şehrinde kurulmuş olan “ATIAB Afrika-Türkiye İşadamları Birliği” gibi gönüllü kuruluşların ilişkileri daha sağlıklı ve hızla geliştirdiklerini görmek bizleri mutlu etmektedir.

  Yıllar önce başlattığımız hareketin gelişerek, Türkiye için Afrika kıtasının ticaret, yatırım ve üretim yönünden önemli bir üs olacağına olan inancımla bu örnek kuruluşa emeği geçenleri kutlayarak başarılar diliyorum.

  Ülkeler arasında karşılıklı ve dengeli menfaat ilişkilerinin kurulmasını,  ticari  teamüllere,  mesleki  ahlak  ilkelerinin  ve  ülkelerle kuruluşlar arasında dostlukların güçlenmesini önde tutan İDV bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hizmetlerini sürdürürken ATIAB ile işbirliğine ayrı bir önem vermeye devam edecektir. Yolunuz açık olsun,
Saygılarımla.

TOBB Eski Başkanı 58. Ve 59. Hükümetler Sanayi ve Ticaret Bakanı

Ali COŞKUN